×

Tüm Yazılar

American Honey: Makyajsız Yakalanan Amerika Ahlat Ağacı'nın Poetikası Üç Billboard Ebbing Çıkışı, Missouri: Reklam Panolarının Kudreti Hell or High Water: Yeni Western, Eski Muhafazakârlık Arrival The Revenant Rüzgarın Hatıraları Bulantı Abluka

Film Atölyesi: Sinemanın İmgelem Araçları Hakkında

Film Atölyesi’nin içeriğini tek bir amaç oluşturuyor: film yapımına yönelik dolaysız uygulama olanaklarının izlerini sürmek. Yollar bulup ilerleyebilmek, çıkmaz sokakları sezebilmek, yol ayrımlarında öngörüler öne sürebilmek için, sinema tarihini bir el feneri, kuramını ise alet çantası olarak görmenin önemini vurgulayan Film Atölyesi, bu aletleri hiçbir odakta elinden düşürmüyor. Buradaki amaç kuram ile uygulamayı birleştirmek, tarihi ise uygulamanın ulaştığı yetkinliğin taşıyıcısı olarak görmek değil. Kuram ve uygulama birbirlerini sanıldığından daha az kapsar ve diğer tüm tarihler gibi sinemanınkini de rastlantılar, çatışmalar, dayatmalar, kopmalar, süreksizlikler oluşturur. “Bir film nasıl yapılır?” sorusuna verilmiş cevaplara kulak kesildiğimizde defterin formüller, şablonlar, kurallarla dolup taştığına tanık oluruz. Oysa sinemanın ilginç tarihi bize kendisini kural olarak sunan kodların arkasında katı bir iktidar ağı; kuraldışı örnekleri ise uzlaşımlar uzamının dışına iten kuvvetlerin rasyonel güdümü değil egemenlik mekanizmalarının bir sonucu olduğunu anlatır.

Hareketin ve zamanın yeniden üretiminin yeni bir sanat evrenine açıldığı erken dönemlerde fark edilmişti. Bu kaotik ve sonsuz görüngünün karşısında kuram, bir perspektif, bir düzlem, bir paradigma yaratmak için zorunludur. İlk sinemacıların aynı zamanda kuramsal üretime gereksinim duymalarının sebebi budur. Buna karşın sistemin, kuramı üniversite kürsülerine hapsedip, uygulamayı en küçük birimlerine bölerek standardize eden genel eğiliminden en çok etkilenen sanat sinema olmuştur. Bu türden bir kopmanın meşru kılındığı bir uzamda filmin nasıl yapıldığına yönelik her cevap, sinemayı anlatının klasikleşmiş kalıplarına sıkıştırmaktan başka bir işe yaramamıştır. Buradaki amaç formüllerin ardındaki iktidar ilişkilerine işaret edip onları reddetmek değil. Sinemanın sonsuz olanaklarla dolup taştığı, erken dönemde fark edilen bir diğer unsurdu. Tarih ve uzam, söz konusu olanakların çeşitliliğini unutturmaya yönelik durmadan işletilen mekanizmalarla dolu. Film Atölyesi yerleşik formülleri kural değil, tarihsel konumu ve kuramsal çerçevesi içerisinde birer ‘uzlaşımsal kod’ olarak inceleyerek farklı düzlemlerin, yeni perspektiflerin varlığını sürekli hatırlatıyor.

Her biri diğerlerine organik olarak bağlı beş adet özerk bölümden oluşan Film Atölyesi bu parçaları ‘sinemanın imgelem araçları’ olarak adlandırıyor. Burada tarih ve kuram ayrı birer bölüm değil, alet içi ve aletler arası bağlantılar matrisinin oluşturucu öğeleri, uygulamalar düzlemine devretmeye hazır kümeler toplamı olarak iş görüyor. Bu nedenle her bir alet-bölüm okuru davet ettiği düşünümsel süreçlerin sonucu olarak, ortaya çıkan çeşitli uygulama olanakları içeriyor. Bu metin doğrusal bir ilerleme anlayışı esas alınarak yazılmadı. Alet-bölümler arasında bir sıralama, bir kitap bunu zorunlu kıldığı için var. Bu nedenle okur başlayacağı yeri seçmesi konusunda teşvik ediliyor. “Kendisini hazır formüller ve tariflerle sınırlamak istemeyenler için” yazıldığını vurgulayan Film Atölyesi’nin birleşim kümesi film praksisi olduğu için, söylemsel düzlemde mümkün olan en geniş okur habitusuna konuşmak amacı ile açık bir dilyetisi kurmaya özen gösterildi.